31 Aralık 2009 Perşembe

Ve 2010..........:)



Herkese sevdiklerimizle birlikte sağlıklı,mutlu,bereketli,keyifli,süprizli her anı ayrı güzel geçecek bir yıl diliyorum........Yüreğinizden geçen,aklınızda yer eden,umut ettiğimiz herşey gerçek olsun:)))

29 Aralık 2009 Salı

A.K.M'de yeni yıl konseri...:)



Cuma akşamı yorucu ve çalışmakla geçen bu ayın yorgunluğunu biraz attık.Bu muhteşem performansı izlemekten sonsuz keyif aldım.Bu fırsatı yaratan ve katkıda bulunan herkesin eline,yüreğine sağlık....Program aşağıdaki gibiydi.


Şef : Krastin NASTEV
Solist : Burçin BÜKE "Piyano"

Program

J.Strauss- Yarasa Uvertürü
E.Grieg- “Peer Gynt” süitinden Anitra’nın Dansı
J.Strauss- “Tritch-Tratch” polka op.214
J.Brahms- Macar Dansı No: 6
J.Strauss- “ Annen polka” op.117
P.Mascagni- “Intermezzo” –“Cavaleria Rusticana”.
J.Strauss- “Pizzicato polka”
P.İ. Çaykovski- Kuğu Gölü Balesi’nden “Çardaş”
J.Strauss- “Güzel Mavi Tuna” valsi
J.Strauss- “Radetzky marşı”

ARA

Fr.von Suppe-“Şair ve Köylü” Uvertürü
P.İ. Çaykovski – Fındıkkıran Balesi’nden “Çiçeklerin Valsi”
J.Strauss- “Eljen a Magyar” hızlı polka
P.İ. Çaykovski – Fındıkkıran Balesi’nden son perde 2. vals
G.Gershwin –“Rhapsody in Blue”

Alıntı

27 Aralık 2009 Pazar

Bir sinema :Başka Dilde Aşk!

Geçen Pazar uzun zamandır görmek için beklediğimiz bu güzel filme gittik...Mert Fırat'ın ve Lale Mansur'un oyunculukları mükemmeldi....Farklı ama gerçek bir konuyu işlemişlerdi...Bol ödüllü filmle ilgili detayları aşağıdakş adresten bakabilirsiniz...Bu ödüllü filmi kaçırmayın derim....

http://www.baskadildeask.com/

Başka Dilde Aşk
Tür :
Romantik / Dram
Yönetmen : İlksen Başarır
Senaryo :
İlksen Başarır , Mert Fırat

Oyuncular:
Saadet Işıl Aksoy , Mert Fırat , Emre Karayel , Lale Mansur , Timur Acar , Ayten Uncuoğlu , Metin Çoşkun , Şebnem Köstem , Tuğrul Tülek , Tuna Kırlı
Onur'un hayatı kürek takımından arkadaşı Vedat'ın doğumgünü partisinde Zeynep'le tanışmasıyla değişir. Kalabalık ve gürültülü bir barda hiç konuşmadan geçen gecenin sonunda Zeynep, Onur'un işitme engelli olduğunu öğrenir. Ama bu durum Zeynep'i Onur'dan uzaklaştırmaz. İşiyle, ailesiyle sorunlar yaşayan Zeynep, yaşadığı çevreyi sorgularken birazda bilmediği bir dünyanın meraklıyla unuttuğu ceketini bahane ederek Onur'u görmeye gider.

Babasının annesini aldattığını öğrendikten sonra bu durumu kabullenemeyip evden ayrılan Zeynep, bir çok iş değiştirdikten sonra çağrı merkezinde çalışmaya başlar ama ağır çalışma şartlarından ve karşılığında kazandığı paradan çok mutsuzdur. Bütün gün telefonda tanımadığı insanlarla konuşmak zorunda kalan Zeynep konuşmadan anlaşabildiği Onur' la huzur bulacağına inanır.

Bu ilişki kendilerini ve hayatı sorgulayan Zeynep ve Onur için bir sınav olacaktır.

Alıntı
kaynak: http://beyazperde.mynet.com/film/4935

Yılın son ayından ....


Aralık ayı benim için gerçekten yoğun ve yorucu geçiyor...Otomotiv sektöründe olmaktan dolayı hareketli günler yaşıyoruz. Pazar dahil hegünüm şirkette geçiyor.Geçtiğimiz hafta sonumu daha yeni yazma fırsatı buulabildiğime inanamıyorum:((ayrıca geçtiğimiz hafta içi gerçekten feci bir zehirlenme geçirdim...2 gece ve 1 gün koca gün sürekli vücudum bu durumla mücadele etti...şimdi iyi sayılırım,işe gitmeye devam....

15 Aralık 2009 Salı

Bilmece...

Bırak git bilemedin bu bilmeceyi
Belki de zor geldi, zaman gerekliydi
Sabır tükendiği gibi tüketti seni
Yorgundun ve istemedin gerçekten
Çözümünü sana ellerimle vermiştim
Sadece boşlukları dolduracaktın
Artık süre bitti,ben de….
Her şey kolay gibi görünse de
En zor yanı sen de gizli
Bitirmeden bu bilmeceyi
Çözmeliydin önce kendini


E.E

14 Aralık 2009 Pazartesi

Ebru'li bir Cumartesi :)



Tiyatro etkinliğinden sonra katılmak isteyenlerle 22 kişi:) Antalya Beach Park içindeki 8 numarada bulunan CUBANA isimli canlı müzik yapan bara gittik.Feci eğlendik...:)Daha çok Volkan Konak ve Sezen Aksu'dan şarkılar söyleyen grup oldukça keyifli idi...

Bir Tiyatro"Hünkar ile Mimar"




Cumartesi akşamı bizim sosyal grubumuzla 47 kişilik bir tiyatro etkinliği daha yaşadık.Haşim İşcan Kültür Merkezinde Ankara Devlet Tiyatrosunun turne oyunu olan "Hünkar İle Mimar"isimli 3 kişilik oyununu keyifle izledik.
Dekoru,konusu,kostümleri ile bize tarihten bir kesiti yaşattı.Oyuncuların ses tonu ile tavırları yer yer geçen Yunus Emre,Baki'den mısralarla süslenmişti. Oyunda Hürrem Sultana verdiği söz ile yasa için 1 gece baba olmak ve padişah olmak arasında kalıp,uykusu kaçan Kanuni ile Mimar Sinan'ın aralarında geçen sohbeti anlatıyor.

Oyun içinde geçişler Rüştü Asyalı'nın sesi ile gerçekleşti.



Rol Dağılımı:
Orhan Özyiğit, Semih Sergen, Handan Kılıç

Ses:
Rüştü Asyalı

Konu:

Beş yüz sene önce bir gece… Cihan Mimarı Koca Sinan ve Dört Kıtaya hükmeden Kanuni Muhteşem Süleyman sarayın has odasında bir araya gelir.

Şehzade Mustafa’nın başını vuran adil Kanuni Sultan Süleyman’ın kılıcı, bu kez de Şehzade Bayezit’in başının üstünde dolanmakta ve Kanuni’nin aklı Fatih yasasında, kalbi Hürrem Sultan’a verdiği sözdedir. Tarihe mal olmuş bu iki insan, SANAT, SALTANAT, SİYASET, ŞİİR, YAZGI ve AŞK gibi pek çok şeyden konuşurlar ve akıl sahibi Koca Sinan, Kanuni’nin vicdanına seslenir. Oyun Mimar Sinan’ın da Sultan Süleyman’ın da hiç beklemediği bir şekilde sonlanır.


Halk içinde muteber nesne var hikmet gibi,
Sultan’ın hükmü hiçtir, yazgı akıbet gibi,




Bilet almak için;
http://www.antalyadt.gov.tr/default.asp

Alıntı

8 Aralık 2009 Salı

İstanbul'da Blog Yazarları Buluşuyor....

Sevgili Özge'ciğimin düşünüp önerdiği bu buluşmada bulunamayacağım ama umarım katılım çok olur ve güzel vakit geçirirsiniz...sevgiler:)



Aşağıdaki bilgiyi aynen paylaşıyorum....
26 Aralık Cumartesi günü saat 11.00 'de İstanbul Cevahir Alışveriş Merkezi 6. kat'taki Kahve Dünyasında Blog Yazarları Buluşmamız vardır.Katılmak isteyen tüm Blogger arkadaşlarımızı bekleriz.Sorularınız ve Detaylar için Bir Mimarın Hobisi Blogu Sahibesi Özge Sipahioğlu'na danışabilirsiniz.




Birbirimizin tanıyabilmemiz için bizim masada "Bir Mimarın Hobisi" adlı kocaman bir işaret olacak.Gelen arkadaşların çekiliş için yanlarında meblag fazla yüksek olmayan (minimum 10 tl- maximum 25 tl arası) bir hediye getirmeleri rica olunur.
Özge'ciğimin sayfası için;
http://ozgesipahioglu.blogspot.com/2009/12/blog-yazarlarndan-ricam-var.html

6 Aralık 2009 Pazar

"Adını Sen Koy"

Cumartesi sabahı feci bir gökgürültüsü ve yağmurla uyandım...Malum akşama kadar çalışınca eve gelip geceyi battaniyemin altında kitabım ve bir bardak 7 çeşit bitkiden kendi yaptığım kış çayımı yudumlayarak geçirdim.
Pazar akşam üstü önce Atatürk Parkındaki Nar Bistro'daki muhteşem waffle eşliğinde, kahvemizi yudumlayıp sabırsızlıkla vizyona girmesini beklediğimiz filmde soluğu aldık...

Bence keyifli bir yapım...Ali Mümtaz Taylan oyunculuğu ile önemli bir renk katmış. Diğer taraftan bence fragmana ve konusuna bakarak değil yönetmen ve oyuncular için izlemelisiniz.
Filmin içinde geçen unutulmaz söz ise "aşk tek bir kadın için dünyadaki bütün kadınlardan vazgeçmektir."
Konusu ve diğer paylaşımları filmin resmi sitesinden inceleyebilirsiniz.


Adını Sen Koy Filminin Konusu

Can (Ali İl), delice sevdiği Aybige (Melis Birkan) ile bir hafta sonra evlenecektir. Ama hayatının kadınını çocukluk arkadaşı Ilgaz (Cemal Toktaş)’la tanıştırdığında, garip bir şey olur: Ilgaz’ın Aybige’ye karşı tutumu, şaşılacak kadar soğuktur. Ama Ilgaz’ın intihar saplantılı ağabeyi Harun (Ahmet Mümtaz Taylan) çıkagelince, olayların seyri birdenbire değişir.

Yönetmen : Tuna Kiremitçi
Senaryo : Tuna Kiremitçi
Oyuncular : Melis Birkan, Cemal Toktaş, Ali il, Ahmet Mümtaz Taylan, Itır Esen
Filmin Türü : Drama, Romantik
Orijinal Adı : Adını Sen Koy
Yapımcı Firma : Elizi Film
Resmi Sitesi : http://www.adinisenkoyfilm.com/


Fragmandaki müziği de Demet Sağıroğlu seslendiriyor.

İçimde garip bir his var
Yüreğimde olur olmaz duygular
Farzedelim Küçücük bir oyun bu
Oynayalım bu oyunu
Tahmin edemedim sonunu
Adını artık sen koy

ilk selam mı yoksa;yoksa son veda mı?
başı belli sonu değil.
sanki bir telaşla koyulduk bir yola
anlatılır gibi değil.
bulamadım,cevabını duyamadım..

kulaklarımda sesin var
yüreğimde serptiğin tomurcuklar
sonuna kadar kuralsızca gitmek,herşeyi gözardı etmek;
selam mı,son veda mıdır,nedir? bunu bilmem gerek..
içimde garip bir his var,
yüreğimde olur olmaz duygular..
farzedelim küçücük bir oyun bu ,oynayalım bu oyunu
tahmin edemedim sonunu
adını sen koy.


Demet Sağıroğlu Adını Sen Koy Film Müziği | Tr Turkey Türkiye'nin Kalbi Burada



Alıntı ve derleme

1 Aralık 2009 Salı

Bayram ertesi,süprizle devam..:)

Bayram ertesi günün süprizi bu güzel çiçeklerim bana keyif verdi...

Ve Kurban Bayramı..:)

Kurban Bayramı oldukça hareketli geçti...Arife günü yarım gün çalışmak ve ertesinde 4günlük tatil iyi geldi...
1.gün ailemle ve ziyaretlerle geçti...Akşam sevdiğim bir arkadaşımla mola verdik..:)

2.gün biricik annemle güzel bir kahvaltı ve sonrasında misafirlerimizle ilgilendik...ama geç saatte kız kıza Lara'da Jolly Joker'de toplandık...Günün tatlı yorgunluğunu paylaştık.



3. gün birazda ruhumuzu besleyelim diye güzel bir öğleden sonra kahve için Nazende'nin manzarası süperdi..Sıcacık güneş içimize işledi...Hadi dedik Korkuteli'ne gidelim..Hem yolculuk olsun hemde meşhur Şişçi Ramazan'da yemek yerizdiye düşündük...60 km yolculuktan sonra gittik gitmesine ancak Kurban Bayramı sebebi ile kapalı olduğunu hesaba katmamıştık...:( Antalya'ya döndük ve bir dostumuzun tavsiyesi ile; akşam yemeği için Atatürk Parkın'daki Nar isimli mekanı tercih ettik..Hizmet kalitesi olan keyifli bir mekandı...tavsiye ederim...:)





4.gün ise sizlerin Daisy Design'ın sahibesi olarak tanıdığı benimde tatlı blogger arkadaşım Özge ile buluştuk...kişisel sayfası için işte buradan;:)
http://ozgesipahioglu.blogspot.com/search?updated-min=2009-01-01T00%3A00%3A00-08%3A00&updated-max=2010-01-01T00%3A00%3A00-08%3A00&max-results=50
Öyle sıcak bir sohbete daldık ki,sanki uzun zamandır tanışıyorduk....:)Zarif Özge'ciğim bana harika küpeler getirmiş...Sevgili Stil Direktörümüz Eda'ya canlı telefon bağlantısı yaptık..Ve ben İstanbul'a gidince,buluşmayı planladık....:))
çok samimi,doğal içten olan arkadaşıma bana vakit ayırdığı için tekrar teşekkür ederim...:)
satın almak isterseniz bu cicilere burdan gidebilirsiniz:))tık tık..







Tiyatro "Titanik Orkestrası"

Geçen Hafta yine çok etkileyici bir oyun daha izledik...Aralık ayının ilk haftası boyunca Antalya Haşim İşcan Kültür Merkezi'de gösterimi devam edecek bu performansı kaçırmayın derim...İzlerken düşündüren,hüzünlendirirken etkileyen önemli bir oyundu...

Bilet almak yada Aralık ayı programına bakmak isterseniz:)))
http://www.antalyadt.gov.tr/default.asp?id=6





Titanik Orkestrası

Yazan : Hristo Boyçev
Çeviren : Hüseyin Mevsim
Yöneten : Plamen Panev

Rol Dağılımı:

Ali Meriç, Berrin Arısoy Akhasanoğlu, Ahmet Açıkgöz, Okun Yılmaz,Sedat Mayadağ





Konu:

Oyunda; artık kullanılmayan eski bir tren garında yaşayan ve hiç tren geçmeyen bu garda soymayı planladıkları treni bekleyen biri kadın, dört gariban, Lyubka, eski gar şefi Luko, eski bir müzisyen olduğunu iddia eden Meto ve milli parkta bakıcısı olduğu ayının ölümüne neden olduğu için durmadan sızlanan Doko’nun tesadüfen geçen bir trenden atılan sandığın içinden Harry Houdini olduğunu söyleyen alkolik bir illizyonistin çıkmasıyla değişen yaşamları anlatılmaktadır.

Alıntı

30 Kasım 2009 Pazartesi

2012 filmi ve Ayşe Kulin'in "Türkan" isimli kitabı....:)



Geçen hafta 2012 filmine gittik ...Ve tabii ki D&R uğramadan olmazdı...Özel bir süpriz oldu bana bu kitap..:)uzun zamandır almayı istiyordum...tekrar teşekkür ederim canım..:)



Yönetmen: Roland Emmerich

Senaryo: Roland Emmerich, Harald Kloser

Oyuncular: John Cusack, Amanda Peet, Chiwetel Ejiofor, Danny Glover, Thandie
Newton, Oliver Platt, Thomas McCarthy, Woody Harrelson, Chin Han

Maya takvimine göre, 2012 yılında dünyanin sonunun geleceği görüşünden yola çıkarak beyaz perdeye uyarlanan ve 2012 yılına iyice yaklaşmamız dolayısı ile de Maya inanışına inananların, yüreklerini ağızlarına getirecektir.Büyüleyici felaket sahnelerinin yanı sıra özel efektleri ile ön plana çıkıyor.

Alıntı

24 Kasım 2009 Salı

Öğretmenlerimizin Bugünü Kutlu Olsun!


Millet Mektepleri'nin açılışı ve Atatürk'ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Fedakar öğretmenlerimizin bugünü kutlu olsun.

Alıntı

Keyifli bir Cumartesi

Haftasonu yaklaşık 40 kişlik bir arkadaş grubu ile Beşiktaş-Fenerbahçe maçını izledik...Resmen bir tribün edası vardı...Aslında taraftar olmak güzel,centilmenlik esas olduktan sonra keyifli geçen bir gece oldu...J.J. Irısh Pub'ta eğlenceye grubun bir kısmı ile devam ettik...Başta Pride Elif'im ve İstanbul'daki diğer dostlarımı bütün gece andım...Elif'le şarkımız olan "Seni kendime Sakladım" isteklerde 1. sırada idi:)))Pazar günü ise kendime ayırdığım bir gün oldu...şimdilik sevgiler:))


"Şu An"

Bir Zen ustasına müritlerinden biri yaklaşmış; "Usta, ben çok mutsuzum,
mutsuzluğuma bir çare bul!" demiş. Usta, adamın gözlerinin içine bakarak,
"Çok mu mutsuzsun? Senden daha mutsuz biri olamaz mı yeryüzünde?" diye
sormuş. "Şey, olabilir" diye yanıt vermiş mürit. "İyi öyleyse" demiş usta.
"Git, senden daha mutsuz bir kişiyi bul, ona yardım et, mutlu olduğunu
göreceksin."

Ustanın önerisinin doğru olduğunu anlamak için bir kez bile denemek yeter.
Herkesin halinden şu ya da bu şekilde şikâyetçi olduğu bir toplumda
yaşıyoruz.

Çünkü yaşamı ve kendimizi çok ciddiye alıyoruz. "Melekler uçarlar, çünkü
kendilerini hafife alırlar" diye okumuştum bir yerde.

Biz insanlar, yaşamı kendimize zehir etmek için elimizden geleni ardımıza
koymuyoruz. Ya geçmişin suçluluk duyguları altında eziliyor ya da gelecek
hakkındaki korkularımızla kendimizi yiyip bitiriyoruz. Oysa sahip olduğumuz
tek şey, şu an.

Alıntı

21 Kasım 2009 Cumartesi

4.Mim

L@febesi beni en sevdiğim konuda mimlemiş şiir...evet arada bir şeyler karalamayı seviyorum..zaman zaman paylaşacağım sizlerle...
gelelim mimin konusuna; "bir şiir sitesinde daha evvel çok da aşina olmadığımız bir şairi seçiyoruz ve karşımıza çıkan şiir adlarından birine tıklayıp, şiiri paylaşıyoruz, istersek birkaç cümle sarfediyoruz şiir hakkında..."

GERÇEK OLSUN
Her şey yalanmış
Her şeyin yalanmış
Durma, çek git artık
Hem de asla dönmemecesine
Hiç değilse gidişin gerçek olsun
Hiç değilse alışayım yokluğuna
Ve inanayım bunun gerçek olduğuna
Varlığın bir yalanmış
Hiç değilse sensizlik gerçek olsun
Git hadi, bir an bile durma artık
Çık git dünyamdan
Bıktım senin yalanlarından
Çek git!
İnanayım ki artık yoksun
Hiç değilse gidişin
Hiç değilse yokluğun, gerçek olsun…

Gönderen:Gürsel İLERİ


Hayatta herşeyin gerçeği bulsun hepimizi!!!Bu mimi yurdanur duman arkadaşıma yolluyorum...

18 Kasım 2009 Çarşamba

Düş:)

Beklenmeyen bir anda
Karanlıkta gelen bir düş
Unutulmak istenmiş,ertelenmiş
Düşün içinde bir gülüş
Yürek uzaktan izleyip
Kendi kendine düşünmüş
Zaman süpriz yapıp
Bir gün aklına düşürmüş
Aniden çıkıp gelip
Prensesinin yüreğine düşmüş..:)

E.E

(Adı bende saklı biri için yazıldı...)

Mutluluk yakınınızda olabilir!

Hayat türlü zorlukları ve sorularıyla sizi yorduğu anlarda bile gülmeyi unutmamaktır.Hiç kimse sorunsuz,sıkıntısız yaşamıyor...Mutlaka herkesin yaşantısında bir takım mücadeleler var. Kimine göre büyük, kimine göre küçük...Bazen sahip olduklarımızın farkında bile olamıyoruz...İhtiyacımız olan bir şey bozulduğunda, yitirdiğimizde kıymetini hatırlıyoruz...Küçük şeylere takılmadan birde mutlu olmayı denediğiniz zaman inanın her geçen gün daha anlamlı oluyor. İşte bu gibi anlarda gerçekten istediğiniz,sizi o an ne mutlu edecekse bunu isteyin,inanın ve bekleyin...eğer gerçekten küçük şeylerden mutlu olmayı unutmadan yaşama devam edersek süprizler kaçınılmaz :)))
İşte bu yazıyı yazdıracak 2 güzel süpriz:)

1. Süpriz
Kısa bir süre önce Eva Balesi ile ilgili yazıma yorum yazan sevgili Yurdanur ile bugün iletişim bilgilerimiz paylaştık...Aynı şehirde olmanın büyük bir şans olması ve ortak noktalarımızın olması bizim için bir başlangıç noktası oldu...Ve bu sabah yaptığımız samimi sohbetten sonra bana çok ince bir süpriz yaptı.Bende sizinle bu güzelliği paylaşmak istedim.Yurdanur'cuğum bende çok mutlu oldum.Güzel yüreğin ve süprizin için çok teşekkür ederim:))Hoşgeldin arkadaşım dünyama:)



2. Süpriz
Yine dün öğlen yemeğini yiyemediğimi öğrenen, benim için değeri ve yeri ayrı olan biri elinde en sevdiğim tatlı ile çıkıp geldi...Nasıl mutlu oldum...Ne kadar şanslıyım biliyorum.





İşte bu yüreği kocaman iki güzel arkadaşıma sonsuz teşekkür ederim... Her gününüzde böyle küçük anlar vardır. Lütfen gözardı etmeyin...Kıymetini bilin ve tadını çıkarın ...Sevgiler:)

16 Kasım 2009 Pazartesi

Ödüllü bir Oyun "Tek kişilik Şehir"


Cumartesi akşamı Haşim İşcan Kültür Merkezinde Ankara Devlet Tiyatrosunun sergilediği Behiç Ak’ın yazdığı eser olan "Tek Kişilik Şehir" isimli oyuna gittik...Tek kelimeyle harikaydı...
Oyun, seyirciler yerine oturmadan sahnede yerlerini alan oyuncularla bir restaurantta,internetten aradığı aşkı bulduğunu sanan adam,garson kız ve bu kadın arasındaki dialoglar üzerine geçiyor.Teknolojinin gelişirken bizleri nasılda asosyalleştirdiğinin güzel bir anlatımı.....
Kaybettiklerimizi,farkında olmadan bizi insan yapan özelliklerimizi,duygularımızı yitirdiğimizi öylesine güzel anlatmışlarki kaçırmayın derim...
Kendinizi bu restaurantta hissetmek isterseniz mutlaka önlerden yer almalısınız...

işte ödülleri;
* 2007 - 2008 Sanat Kurumu En İyi Yönetmen Ödülü (Serhat Nalbantoğlu)
* 2007 - 2008 Sanat Kurumu En İyi Erkek Oyuncu Ödülü(Cüneyt Mete)
* 2007 - 2008 Sanat Kurumu En İyi Kadın Oyuncu Ödülü(Devrim Yakut)
* 2007 - 2008 Sanat Kurumu En İyi Çevre Tasarımı Ödülü(Işın Mumcu)
* 2007 – 2008 Lions Tiyatro Ödülleri, En İyi Kadın Oyuncu(Devrim Yakut)


Papatya Bahçesinden bayram hediyeleri:)

Herkese sağlıklı, mutlu,keyifli, bereketli bir hafta diliyorum....

Papatya Bahçesnin sahibesi bayramın 2. gününe kadar sürecek bir çekiliş düzenlemiş.Ben katılıyorum...Hediyeler birbirinden şirin:)) katılmak için;

http://meltemindunyasi.blogspot.com/2009/11/bayram-hediyeleriniz-benden.html

14 Kasım 2009 Cumartesi

Hintli adam ve akrep

Hintli fakir bir adam suda bata çıka ilerlemeye çalışan bir akrep
görür. Onu kurtarmaya karar verir ve parmağını uzatır ama akrep onu
sokar. Hintli fakir tekrar akrebi sudan kurtarmaya çalışır ama akrep
onu tekrar sokar.
Yakınlardaki başka birisi ona, onu sürekli sokmaya çalışan akrebi
kurtarmaya çalışmaktan vazgeçmesini söyler.
Ama Hintli adam şöyle der: 'Sokmak akrebin yaratılışında var. Benim
ahlak,itikat,felsefe ve yaratılışımda ise sevmek var.
"Sokmak akrebin yaratılışında var diye niye,neden kendi yaratılışımda
olan yardım ve sevgiden vazgeceyim?'

Sevmekten vazgeçmeyin. İyiliğinizden vazgeçmeyin. Etrafinızdaki
akrepler sizi soksalar da...

Alıntı

ANITKABiR ÖZEL DEFTERi :

Anıtkabir özel defteri, elektronik ortamda tüm vatandaşlara açılmış.

Bağlantı aşağıda, kayıt yaptırıp deftere yazı da yazabiliyorsunuz.

Ayrıca ANITKABİR 'i üç boyutlu olarak gezebilirsiniz...

http://www.anitkabirozeldefteri.com/

Lütfen öğretmenlere, öğrencilere, arkadaşlarınıza ve tüm dostlarınıza iletin ...

13 Kasım 2009 Cuma

Türkiye' de ilk defa ve Antalya'da "Eva Balesi"

Howard Blake'in "Eva Balesi" Avrupa'nın en önemli koreograflarından Robert North'un koreografisi ve Robert North'un reji asistanı Julian Moss'un rejisiyle iki perdelik bale olarak Türkiye pömiyerini gerçekleştirdi. Dün gecede galası vardı.
Bizde Antalya'daki üye olduğum sosyal grupla birlikte izleme keyfini yaşadık...










Antalya Devlet Opera ve Balesi, piyanist, şef ve besteci olarak dünya çapında ün yapmış Howard Blake'in müziğini bestelediği Eva Bale'sini, Antalya'da sahnelediği Carmina Burana eseri ile Antalyalı sanatseverlerin yakından tanıdığı Avrupa'nın önde gelen koreograflarından Robert North'un koreografisiyle sahneliyor. Antalya Devlet Opera ve Balesi'nin bale sanatçıları ve korosu Robert North'un asistanı Julian Moss'un sahneye koyduğu Eva Balesi'nin Türkiye'de ilk defa oynanacak olmasının heyecanını taşıyorlar. İnsan sesinin de eşlik ettiği Eva Balesi gerek müzikleri gerek koreografisindeki yaratıcılıkla izleyenleri hayran bırakacak bir prodüksiyon.

Eva Balesi, modern bir kadın olan Eva'nın çocukluğundan yetişkinlik dönemine ve ölümüne kadar uzanan hayat hikayesini anlatıyor. Eva'nın toplumsal ve içsel çatışmalarının etrafında dönen oyun, günümüz toplumunda modern bir kadının yaşadığı ortak açmazları dile getiriyor. Başarısızlıklarından, hayal kırıklıklarından sonra, küllerinden doğan Anka kuşu misali, hayata yeniden başlayan Eva, esasen bir mücadelenin öyküsü. Eva'nın iç hesaplaşmasına tanık olduğumuz, koronun da katılımıyla, ikinci perdede ölüm ve yaşam karşıtlığının olumsuz yapısı silinip barışçıl bir uzlaşmaya dönüşüyor. Eva Balesi, oyunun sonunda 'yaşanan olayların toplamından geriye kalan hayatın geçiciliği' olduğu olgusu üzerinden seyirciyi bu konuda düşünmeye davet ediyor.

Alıntı

3. Mim Rengarenk Dünya'dan:)

3. Mim Rengarenk Dünya'dan gelmiş....

En son hangi ülke gündemiyle canını çok sıktın?
10 Kasım'da olanlara üzüldüm.

En son hangi şarkıdan nefret ettin?
dido'nun reklamından nefret ediyorum.

En son hangi fast food ürününden tiksindin?
Dometesi kabuğu ile hazırlanan hot wrap

En son hangi sakatatı yedin?
kokoreç:)

En son hangi yerli şarkıyı beğendin?
funda arar "senden öğrendim"
sıla "yoruldum"

En son hangi yerli filmi beğendin?
Babam ve oğlum

En son hangi yabancı filmi beğendin?
Benjamin Button.

En son hangi kitabı okudun?
Güzü Beklerken-scott blum

En son hangi bilgisayar oyununu oynadın?
Farmville..:)

En son hangi mizah dergisini okudun?
yıllar oldu mizah dergisi alıp okumayalı...gırgır/leman'larda kaldım ben:)

En son neden korktun?
hayal kırıklığına uğramaktan korktum.

En son kime veya neye küfrettin?
yıkamacıda sırasını beklemeyen adama kızdık.

En son neden kaçtın?
arıdan... arı sokmasına alerjim olduğu için

En sevdiğin 5 film?
Hayat güzeldir
seven
melekler şehri
postacı
esaretin bedeli

En sevdiğin 5 şarkı?
historia un amor
vivaldi 4 mevsim
anna vissi na sa ne kala
carmina burana
notre dame de paris

En sevdiğin 5 yemek?
yaprak sarma
karides güveç
mantı
zeytinyağlı yemekler
pizza

En sevdiğin 5 isim ?
melek
derin
duygu
günce
ece

En sevdiğin 5 oyun?
tabu
okey
sessiz film
monopoly
blöf

En nefret ettiğin 5 klişe nedir?
"asla" diyenler
yolculuklarda nerelisin diye başlayan sohbetler
uyurken, uyumuyorum diyenler
pazartesi diyete başlıyorum diyenler
karşısındaki ile ortak tanıdık bulmaya çalışanlar
sizi nerden tanıyorum diyenler



Bu Mimi bende cevaplamak isteyen herkese yolluyorum...sevgiler

10 Kasım 2009 Salı

ÖDÜLLÜ BİR FİLM "2 DİL 1 BAVUL"




Pazar günü beklediğimiz filmler Antalya'da gösterime girmediğinden "2 DİL 1 BAVUL" isimli filme gittik...Belgesel tadında,herkesin izlemesi gereken,zaman zaman hüzünlendiren,tebessüm ettiren ve düşündüren bir filmdi.

Tür : Belgesel / Dram
Gösterim Tarihi : 23 Ekim 2009
Yönetmen : Orhan Eskiköy Özgür Doğan
Senaryo : Orhan Eskiköy
Görüntü Yönetmeni : Orhan Eskiköy
Yapım : 2008, Türkiye , 81 dk.


Oyuncular

Emre Aydın , Zülküf Yıldırım , Rojda Huz , Vehip Huz

Türk öğretmenin, uzak bir Kürt köyündeki bir yılı. Öğretmen Kürtçe bilmez, çocuklar Türkçe. Öğretmen ilk kez gördüğü bu coğrafyada, bir yılını çocuklara Türkçe öğretmekle geçirir. Bir yılın sonunda çocuklar Türkçe öğrenebilecekler mi?

İki Dil Bir Bavul, üniversiteden yeni mezun olmuş ve uzak bir Kürt köyüne atanmış Türk öğretmenin bir yılını, onun okula yeni başlayan ve Türkçe bilmeyen çocuklarla yaşadıklarını anlatır.

Bir yıl boyunca öğretmenin farklı bir topluluk ve kültür içindeki yalnızlığına, çocuklar ve köylülerle yaşadığı iletişim problemine, çocuklardaki değişime tanık oluruz. Bu süreç boyunca öğretmen ve çocuklar birbirlerini yavaş yavaş tanımaya ve anlamaya başlarlar.

46. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde bu yıl ilk kez verilen En İyi İlk Film Ödülü'ne layık görülen İki Dil Bir Bavul, aynı gece Uluslararası Ortadoğu Filmleri Festivali’nde En İyi Ortadoğu Belgeseli Ödülü'nü kazandı. 16. Uluslararası Altın Koza Film Festivali'nin ödül töreni esnasında Nuri Bilge Ceylan'ın Türk izleyicisine izlemesini şiddetle tavsiye ettiği film, SİYAD Ödülü ve Jüri Yılmaz Güney Özel Ödülü'nün de sahibi oldu.

Film başka festivallerden de ödüllerle dönmüştü; ZagrebDocs Film Festivali’nde En İyi Genç Yönetmen, Saraybosna Film Festivali’nde de EDN Talent Ödülü'nü aldı

Alıntı

10 KASIM


Atatürk diyorki !


İki Mustafa Kemal vardır:
Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal...
İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir !
O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur.
Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir.
O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz.
Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur !

Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir.
Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.

Beni övme sözlerini bırakınız; gelecek için neler yapacağız, onları söyleyin !





“Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerini inkâr edenler ve beni yerenler çıkabilir. Hatta bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bile olabilir. Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler, Hint'ten, Mısır'dan döner dolaşır gene gelir, verimli neticeleri kalpleri doldurur.”

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK.




10 Kasım ATATÜRK’ü Anma Günü Eşsiz Devlet Adamı Mustafa Kemal ATATÜRK’ü,
aramızdan ayrılışının 71’inci yıl dönümünde bir kez daha özlem, saygı ve rahmetle anıyoruz.

Alıntı

8 Kasım 2009 Pazar

Prima Rima'dan Yılbaşı için harika bir öneri.....:)

Yeni yıla hergün biraz daha yaklaşırken Prima Rima blogunun sahibesi bir yılbaşı çekilişi düzenlemiş.Bloglar arası.bana oldukça sevimli geldi...katılım koşullarına ve bloguna buradan ulaşabilirsiniz.....

http://primarima.blogspot.com/2009/11/cekilise-katilanlarin-okumasi-icin.html

7 Kasım 2009 Cumartesi

Antalya Devlet Tiyatrosu'ndan "Benim Doktor Oğlum"




Dün akşam Antalya Haşim İşcan Kültür Merkezi'nde "Benim Doktor Oğlum" isimli oyuna gittik.2 perde olan oyun gerçekten oldukça keyifli idi.Londra'ya doktora eğitimi için oğullarını yollayan ailenin oğullarının dönüşü ile yaşadığı heyecan ve şaşkınlığı anlatıyor...Keyifli bir performanstı,kaçırmayın derim....bilet almak ve detaylı bilgiler için buyrunuz...
http://www.antalyadt.gov.tr/default.asp

Kaynak.Antalya Devlet Tiyatrosu web sayfası



6 Kasım 2009 Cuma

Altına İmzamı Atarım

Atamızın ölüm yıldönümü olan 10 Kasım'da yine anlamlı bir kampanyaya imza atıyoruz.Atamızın veciz sözlerinden "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." sözünün altına imzamızı atıyoruz. Ülkemizin birlik ve beraberliğini korumak, kardeşlik duygularını pekiştirmek adına bu anlamlı günde 10 Kasım'da Atatürk'ün huzurunda Anıtkabir'de sunulmak üzere bir imza kampanyası düzenliyoruz.


Kampanyamıza katılmak ve destek olmak için yapabilecekleriniz iki adımda gerçekleşiyor. Birincisi: Açtığımız Postun altına Yorum bölümüne 1 satırı geçmeyen yorumunuzla birlikte Adınızı yazıp gönderiyorsunuz. İkinci olarak ise kampanyamızı duyurmak. İsterseniz duyuru logomuzu sitemizin linki ile birlikte kendi sitenize ekliyorsunuz. E-postalarla dostlarınıza kampanyayı dıyurabilirsiniz.



10 Kasım'a sayılı günler kaldı. Ne kadar hızlı ve çabuk bu iletiyi yayarsak o kadar çok kişiye ulaşmış oluruz. Haydi, hep birlikte ve yüksek sesle söyleyelim:"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
Saygılarımızla


Birmilyonkalem.com Yönetimi AdınaA. Şebnem SOYSAL & Erkan BAL
http://1milyonkalem.blogspot.com/2009/11/altna-imzam-atarm-yeni-kampanya.html

5 Kasım 2009 Perşembe

Nazo ve minikleri için...

Bugün Nazoyla isimli bir blog sahibesinin inanılmaz yürekten paylaştığı yazıları okudum.Nasıl destek olabilirim? diye düşünüyorum.Eğer sizde onun kaleminden okursanız bu yüreği kocaman Nazo için belki blog sahibeleri olarak bir katkıda bulunabiliriz diye düşünüyorum.Nazo'nun yazılarını okumak için


http://nazoyla.blogspot.com/2009/10/sayenizde-basliyoruz.html
http://nazoyla.blogspot.com/2009/11/yardim-kampanyamizda-son-durum.html

2 Kasım 2009 Pazartesi

Hayattan Çıkarıp Astıklarım blogger olmayı kutluyor.

Yeni blog açan bir sahibemiz bunu kutluyor...Hediyeler veriyor...Aramıza hoşgeldin...:)
Katılım için buraya
http://www.esineasik.blogspot.com/

31 Ekim 2009 Cumartesi

Seyhan'dan hediyelerim geldi:))

Seyhan izlediğim blogger arkadaşım 100. izleyiciye ulaşmasını kutlamak için hediyeler dağıtıyordu...Benim ilk katıldığım ve kazandığım yarışma olduğu
için ayrı bir yeri var....

Bugün hediyelerim geldi...:)Ellerine sağlık çok güzel olmuş..Kendi el emeğini hediye etmen ayrıca özel ve güzel...





Hediyelerimin dışında beni üzerinde Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK'ün pullarının olduğu zarf beni fazlasıyla duygulandırdı.Geçmişe döndürdü...




Seyhan tekrar çok teşekkür ederim...Seyhan'ın izleyici olmak için buraya:))http://seyhandan.blogspot.com/