21 Ekim 2009 Çarşamba

SATRANÇ,TAVLA ve HAYAT

Bugün hayata dair hoş bir alıntı paylaşmak istiyorum...

SATRANÇ, TAVLA ve HAYAT...

Eski zamanlarda Hint Imparatoru, satranc oyununu yaninda bir mektup ile hediye olarak Pers İmparatoruna gondermistir. Mektubunda oyunla ilgili hic bir aciklama yapmazken soyle bir mesaj yazmistir; 'Kim daha cok dusunuyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi goruyorsa O kazanir. Iste hayat budur...'

Pers Imparatoru donemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesaji paylasarak, ondan oyunu cozmesi ve kendisinin de karsilik olarak Hint Imparatoruna hediye edilmek uzere baska bir oyun icat etmesini ister. Vezir haftalarca calistiktan sonra gonderilen satrancin her tas hareketini ve oyunu cozer, daha sonra da on gunde tavlayi icad eder ve imparatora sunar. Pers imparatorunun basveziri Buzur Mehir tarafindan 1400 yil once tasarlanan tavla oyunu, dunyanin en populer oyunlarindan biridir.

Zaman kavramindan alinan ilhamla tasarlanan oyunun zamana boylesine direnmesi son derece etkileyici. - Senenin birligi olarak tavla bir tanedir; - 4 kosesi 4 mevsimi, - tavlanin icindeki karsilikli 6'sar hane 12 ayi, - pullarin toplami ayin 30 gununu, - siyah-beyaz pullar gece ve gunduzu, - karsilikli 12'ser hane gunun 24 saatini simgeler...

Hint Imparatoruna satranca karşılık olmak üzere tasarlanan tavla oyunuyla birlikte gonderilmek uzere soyle bir mesaj hazirlanir : ''Evet, Kim daha cok dusunuyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi goruyorsa O kazanir.
" AMA BiRAZ DA SANS GEREKiR. Iste hayat zaten budur....''

Alıntı

Birbirini incitmeyecek kadar uzak, hayatin soguk zamanlarinda üşümeyecek kadar da yakin olmayi öğrenenlerden olabilmek dilegiyle..

SEVGİLER

9 yorum:

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Satrancı severim. Tavlayı daha yeni öğrendim desem.:)

'Kim daha cok dusunuyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi goruyorsa O kazanir. Iste hayat budur...'

Böyle demişsiniz ya; gerçekten tamolarak böyle değil gibi geliyor bana. Bunların olması kesinlikle büyük şans, hata yapma riskini azaltıyor, ama yok etmiyor, işte orda devreye şans giriyor sanırım.

Siz heşeyi ne kadar iyi bilirseniz bilin, hayatın sırlarını ne kadar keşfederseniz edin, buna sahip biriyle olmadıkça pek işe yaramıyor. Siz oyunu ne kadar iyi oynarsanız oyun, karşınızdaki oyuncu oyunu tatsız hale getirebiliyor. Ve Aşk sevgi öyle birşey ki mesela, iyi oyuncu değil deyip çekip gidemiyorsunuz mesela, emek veriyorsunuz, ama değişmeyebiliyor bazen hiçbirşey, herkes hayat satrancını iyi oynayamıyor. İşte hayatın espirisi burda başlıyor, sizin sevdiğinize, sizin görebildiğinize, sizin hayal dünyanıza yakın biriyle oyun zevkli ve güzel oluyor.

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Birbirini incitmeyecek kadar uzak, hayatin soguk zamanlarinda üşümeyecek kadar da yakin olmayi öğrenenlerden olabilmek dilegiyle..

Bu dilek çok güzelmiş, katılıyorum.

colors of angel dedi ki...

bu yazı bir alıntı,bakış açısına göre görüşler değişebilir.

:)

derya dedi ki...

Aslında harika bir yazı canım ama hayat herkese farklı şeyler sunup test ediyor sevgiler...

Gofrett dedi ki...

dileğine içtenlikle katılıyorum ... ve ben sadece kız tavlası biliyorum :)))

hikaye süperrr bu arada.

colors of angel dedi ki...

derya@ evet hayatta herşeyin bir nedeni olduğuna inanan biri olarak her sunulanında farklı şeylere sebep olmasını yaşıyoruz...
Gofrett@ canım bende sendenim...sadece kız tavlası biliyorum:)))

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Evet haklısınız..

DAISY DESIGN dedi ki...

bayıldım cnm o kadar doogru kı yazı.süüpermişş

colors of angel dedi ki...

evet Özge'ciğim...bende okuyunca çok sevdim...sizlerle böyle beğendiğim yazıları paylaşmak beni mutlu ediyor.